![]()
![]()
|
Yoktum. Tam anlamıyla ani bir kararla kaçamak yapıp Aralık ayının başlarında İstanbul'a gittik. Öyle özlemişim ki herkesi. Bu sefer fazla bir yere de gitmedim daha çok ailemle vakit geçirdim. Kardeşimi askere gönderdik sonra geri döndük. İyiki de gitmişim.
Bu aralar en çok sevdiğim şarkı yine bir Sezen Aksu şarkısı: "Eskidendi, Çok Eskiden". Geçmişi çok özlemeye başladım yaşlanıyorum kesin.
Eskidendi, Çok Eskiden |
| Hani erken inerdi karanlık Hani yağmur yağardı inceden Hani okuldan, işten dönerken Işıklar yanardı evlerde Mevsimler kimseyi dinlemezken Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken Hani herkes arkadaş Hani oyunlar sürerken Hani çerçeveler boş Hani körkütük sarhoş gençliğimizden Hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken Eskidendi, eskidendi, çok eskiden Şimdi ay usul, yıldızlar eski Hatıralar gökyüzü gibi Gitmiyor üzerimizden Geçen geçti Geçen geçti Hadi geceyi söndür kalbim Şimdi uykusuzluk vakti Gençlik de geceler gibi eskidendi Hani herkes arkadaş Hani oyunlar sürerken Hani çerçeveler boş Hani körkütük sarhoş gençliğimizden Hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken Eskidendi, eskidendi, çok eskiden Hani herkes arkadaş Hani oyunlar sürerken Kimse bize ihanet etmemiş Biz kimseyi aldatmamışken Hani biz kimseye küsmemiş Hani hiç kimse ölmemişken Eskidendi, eskidendi |
|
Söz: Murathan Mungan
Şarkılarını çok sevdiğim Sezen Aksu' nun şarkı sözlerinden oluşan bir kitabı çıktı. Bir an önce alıp okumayı çok istiyorum. Daha okumadan bile gözüm kapalı herkese tavsiye ederim.
Daha önce kitap okumak için zaman bulmalıyım dedim ama bu kararı verdiğim zaman başladığım "Yarim Haziran" hala yarım. Evde bıraktığım bu kitap yerine İstanbul'da teyzemlerden aldığım iki kitabı okudum. Geveze' nin "aşka dair" (05.12.2006) ve İsmet Bozdağ' ın "Latife ve Fikriye İki Aşk Arasında ATATÜRK" (08.12.2006) isimli kitaplarıydı. Aşka Dair daha çok maillerde dolaşan aşk ve sevgiyle ilgili yazılardan oluşuyordu. Ne kadarı yazarına ait bilmiyorum. Diğer kitap ise Latife ve Fikriye arasındaki Atatürk'ün yaşadıkları ve o döneme ait Salih Bozok' un anlattığı diğer anılar gerçekten çok hoş, okunmaya değer. Ve bir kez daha Atatürk' e hayran kalmamı sağladı.
|
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Kendime hedef belirledim. Evdeki okumadığım kitapları sırayla okuyacağım. Fırsat mı yok, bulacağım. Bunlardan ilki Can Dündar'ın "Yarim Haziran" ı. İçindeki haziran doğumluları anlatan "İkizler" yazısı çok hoşuma gitti. Oğluma hediye ediyorum...
İKİZLER
Oburum. Akşam oturayım televizyon karşısına... Bir kanalı izlerken, ille öbüründe ne olduğunu merak ediyorum; orada da aşağı yukarı aynı şeyi göreceğimi adım gibi bilmeme rağmen...
Bir şehirde yaşarken, diğerinde aklım; o şehirler ki, çok da farkı yok birbirinden...
Doymak bilmez bir çocuk gibiyim; yetinemiyorum.
Islığım, bütün şarkıları aynı anda çalmak istiyor; uçurtmam, kainatın tüm semalarında birden kanat çırpmak...
Gemlenmez bir merak duygusu, "her yemeği tat," "her çiçeği kokla" diye ha babam kamçılıyor beni... Telaştan ne tadını ayırt edebiliyorum yemeklerin, ne kokusunu çiçeklerin...
Her akarsuya karışıp gitmek geliyor içimden; hangisine karışsam, gözüm ters akıntıda... Halbuki her akarsu, aynı denize karışıyor sonunda...
Sinemadaysam gelecek filmi, izleyeceğimden daha fazla merak ediyorum; ki onun da sonu aynı, biliyorum.
Hangi mektubu açsam, açılmayan için meraklanırım...
Kulağım çalacak telefonda; en sıkıldığım anda dahi gelen telefonlarda...
Kış boyu baharı iple çekmişken...
...Şimdi sonbaharı özlemem neden?..
* * *
Çünkü yüreğimin iki yanına yerleşmiş ikizler, yıllardır durmaz tepişirler. "Kalk gidelim" derken biri... "Halt etme otur" diye eteğinden çeker diğeri...
Biri karınca, öbürü ağustos böceği...
Oysa yaş kemale erdi: "nihai tercih"in vakti geldi.
Gördünüz mü bilmem, gazetede resmi çıkan yapışık ikizleri...
10 aylık Sema ile
Aynı deri kuşatır bebek tenlerini...
Yüreklerini aynı zar sarmalar.
Tek bedende iki sevimli başlar...
Hassas bir ameliyat, onları birbirine iliştiren kaderi parçalayacak; ikizleri yek diğerinden ayıracak...
Lâkin denen o ki, bu operasyon ikisinden birinin canına mal olacak.
Çünkü birinin yaşayabilmesi için diğerinin ölmesi gerekiyor.
Ve aile, içi yanarak, ikizlerden birini feda ediyor.
* * *
Zordur ikizler için tercih...
Bir yanını seçmek, çoğu zaman öbüründen de vazgeçmektir.
Çünkü birini feda ettiniz mi, "ikiz" değilsinizdir artık...
Sizi siz yapan, içinizdeki tepişmedir.
Değeriniz, "diğeriniz"dedir.
Bütün Haziran doğumlular bilir bunu...
O yüzden kıyamaz içinde tepişen ikizlerden birine...
Ne kahkaha saçan neşeye, ne ansızın bastıran hüzne...
Ne iyimser güne, ne karamsar geceye...
Ne ciddiye, ne muzibe...
Ne çocuğa, ne büyüğe...
Ne sadeliğe, ne debdebeye...
Kıyamaz herhangi birini elleriyle öldürmeye...
Bilir ki yazılmış nice yazıda, dizilmiş onca notada, boyanmış bunca tuvalde, söylenmiş sözde, yakılmış türküde o tepişmenin sancısı vardır.
Sancı durdu mu ne akarsu, ne ters akıntı kalır.
Ölü bir denizde tek kürekle döner durursunuz.
* * *
Dedim ya; oburum...
...Ve bazen kızdırıyor sevdiklerimi bu huyum.
Varsa bir kusurum: Haziran doğumluyum.
Ne garip şimdi bile: bir yanım bunları yazıp hicvederken bendenizi...
"Sil de ciddi bir şeyler yaz" diye yırtınıyor ikizi...
CAN DÜNDAR
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
