Not Defterim...

Not Defterim...

Benim penceremden hayata dair her şey...

ESKİDENDİ, ÇOK ESKİDEN

21/12/2006
Kategori: Kitap

Yoktum. Tam anlamıyla ani bir kararla kaçamak yapıp Aralık ayının başlarında İstanbul'a gittik. Öyle özlemişim ki herkesi. Bu sefer fazla bir yere de gitmedim daha çok ailemle vakit geçirdim. Kardeşimi askere gönderdik sonra geri döndük. İyiki de gitmişim.

 

Bu aralar en çok sevdiğim şarkı  yine bir Sezen Aksu şarkısı: "Eskidendi, Çok Eskiden". Geçmişi çok özlemeye başladım yaşlanıyorum kesin.

 

Eskidendi, Çok Eskiden

Hani erken inerdi karanlık
Hani yağmur yağardı inceden
Hani okuldan, işten dönerken
Işıklar yanardı evlerde
Mevsimler kimseyi dinlemezken
Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken

Hani herkes arkadaş
Hani oyunlar sürerken
Hani çerçeveler boş
Hani körkütük sarhoş gençliğimizden
Hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken
Eskidendi, eskidendi, çok eskiden

Şimdi ay usul, yıldızlar eski
Hatıralar gökyüzü gibi
Gitmiyor üzerimizden
Geçen geçti
Geçen geçti
Hadi geceyi söndür kalbim
Şimdi uykusuzluk vakti
Gençlik de geceler gibi eskidendi

Hani herkes arkadaş
Hani oyunlar sürerken
Hani çerçeveler boş
Hani körkütük sarhoş gençliğimizden
Hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken
Eskidendi, eskidendi, çok eskiden

Hani herkes arkadaş
Hani oyunlar sürerken
Kimse bize ihanet etmemiş
Biz kimseyi aldatmamışken
Hani biz kimseye küsmemiş
Hani hiç kimse ölmemişken
Eskidendi, eskidendi

Söz: Murathan Mungan
Müzik:
Atilla Özdemiroğlu

 

Şarkılarını çok sevdiğim Sezen Aksu' nun şarkı sözlerinden oluşan bir kitabı çıktı. Bir an önce alıp okumayı çok istiyorum. Daha okumadan bile gözüm kapalı herkese tavsiye ederim.

 

 

Daha önce kitap okumak için zaman bulmalıyım dedim ama bu kararı verdiğim zaman başladığım "Yarim Haziran"  hala yarım. Evde bıraktığım bu kitap yerine İstanbul'da teyzemlerden aldığım iki kitabı okudum. Geveze' nin "aşka dair" (05.12.2006) ve İsmet Bozdağ' ın "Latife ve Fikriye İki Aşk Arasında ATATÜRK" (08.12.2006) isimli kitaplarıydı. Aşka Dair daha çok maillerde dolaşan aşk ve sevgiyle ilgili yazılardan oluşuyordu. Ne kadarı yazarına ait bilmiyorum. Diğer kitap ise Latife ve Fikriye arasındaki Atatürk'ün yaşadıkları ve o döneme ait Salih Bozok' un anlattığı diğer anılar gerçekten çok hoş, okunmaya değer. Ve bir kez daha Atatürk' e hayran kalmamı sağladı. 

 

                          

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

OĞLUMA...

21/11/2006
Kategori: Kitap

Kendime hedef belirledim. Evdeki okumadığım kitapları sırayla okuyacağım. Fırsat mı yok, bulacağım. Bunlardan ilki Can Dündar'ın "Yarim Haziran" ı. İçindeki haziran doğumluları anlatan "İkizler" yazısı çok hoşuma gitti. Oğluma hediye ediyorum...

 

İKİZLER

Oburum. Akşam oturayım televizyon karşısına... Bir kanalı izler­ken, ille öbüründe ne olduğunu merak ediyorum; orada da aşağı yukarı aynı şeyi göreceğimi adım gibi bilmeme rağmen...

Bir şehirde yaşarken, diğe­rinde aklım; o şehirler ki, çok da farkı yok birbirinden...

Doymak bilmez bir çocuk gi­biyim; yetinemiyorum.

Islığım, bütün şarkıları aynı anda çalmak istiyor; uçurtmam, kainatın tüm semalarında bir­den kanat çırpmak...

Gemlenmez bir merak duy­gusu, "her yemeği tat," "her çi­çeği kokla" diye ha babam kam­çılıyor beni... Telaştan ne tadını ayırt edebiliyorum yemeklerin, ne kokusunu çiçeklerin...

Her akarsuya karışıp gitmek geliyor içimden; hangisine karışsam, gözüm ters akıntıda... Hal­buki her akarsu, aynı denize ka­rışıyor sonunda...

Sinemadaysam gelecek filmi, izleyeceğimden daha fazla me­rak ediyorum; ki onun da sonu aynı, biliyorum.

Hangi mektubu açsam, açılmayan için meraklanırım...

Kulağım çalacak telefonda; en sıkıldığım anda dahi gelen telefonlarda...

Kış boyu baharı iple çekmişken...

...Şimdi sonbaharı özlemem neden?..

 

* * *

 

Çünkü yüreğimin iki yanına yerleşmiş ikizler, yıllardır durmaz tepişirler. "Kalk gidelim" derken biri... "Halt etme otur" diye eteğinden çeker diğeri...

Biri karınca, öbürü ağustos böceği...

Oysa yaş kemale erdi: "ni­hai tercih"in vakti geldi.

Gördünüz mü bilmem, ga­zetede resmi çıkan yapışık ikizleri...

10 aylık Sema ile Seda...

Aynı deri kuşatır be­bek tenlerini...

Yürekle­rini aynı zar sarmalar.

Tek bedende iki se­vimli başlar...

Hassas bir ameliyat, onları birbirine iliştiren kaderi parçalayacak; ikizleri yek diğerinden ayıracak...

Lâkin denen o ki, bu operasyon ikisinden biri­nin canına mal olacak.

Çünkü birinin yaşa­yabilmesi için diğerinin ölmesi gerekiyor.

Ve aile, içi yanarak, ikizlerden birini feda ediyor.

 

 

* * *

 

Zordur ikizler için tercih...

Bir yanını seçmek, çoğu zaman öbüründen de vazgeçmektir.

Çünkü birini feda ettiniz mi, "ikiz" değilsinizdir ar­tık...

Sizi siz yapan, içiniz­deki tepişmedir.

Değeriniz, "diğeriniz"dedir.

Bütün Haziran doğumlular bilir bunu...

O yüzden kıyamaz içinde tepişen ikizlerden birine...

Ne kahkaha saçan neşeye, ne ansızın bastıran hüzne...

Ne iyimser güne, ne karamsar geceye...

Ne ciddiye, ne muzibe...

Ne çocu­ğa, ne büyüğe...

Ne sadeliğe, ne debdebeye...

Kıyamaz her­hangi birini elleriyle öldürmeye...

Bilir ki yazılmış nice yazıda, dizilmiş onca notada, boyan­mış bunca tuvalde, söylenmiş sözde, yakılmış türküde o tepiş­menin sancısı vardır.

Sancı durdu mu ne akarsu, ne ters akıntı kalır.

Ölü bir denizde tek kürekle döner durursunuz.

 

* * *

 

Dedim ya; oburum...

...Ve bazen kızdırıyor sevdiklerimi bu huyum.

Varsa bir kusurum: Haziran doğumluyum.

Ne garip şimdi bile: bir yanım bunları yazıp hicvederken bendenizi...

"Sil de ciddi bir şeyler yaz" diye yırtınıyor ikizi...  

 

CAN DÜNDAR

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Locations of visitors to this page
Visitor Map
Create your own visitor map!